Dini özgürlükler konusunun gündeme geldiği her vesile ile ifade etmiş olduğumuz üzere, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde dini inanç ve vicdan özgürlüğü Anayasa ile güvence altına alınmıştır. Ülkemizde yaşayan yabancı uyruklular dahil herkes için kamu düzenine, genel ahlaka veya bu amaçla çıkarılmış yasalara aykırı olmamak kaydıyla ibadet, dinsel ayin ve törenler serbesttir.

Bu bağlamda, tüm taraflarca iyi bilindiği ve uygulamada olduğu gibi ülkemiz sınırları içerisinde yaşamayı tercih eden Maronit ve Kıbrıslı Rumlar, ikamet ettikleri köylerde (Dipkarpaz, Sipahi, Koruçam, Karpaşa, Hisarköy ve Özhan) bulunan 8 kilisede herhangi bir kısıtlama veya ön izne gereksinim olmaksızın, kendi din adamlarının idaresinde ibadetlerini özgürce yerine getirebilmektedirler. Ayrıca, üç büyük kilisede (Apostolos Andreas, St. Barnabas ve St. Mamas) düzenlenecek toplu ayin sayısına hiçbir sınırlama getirilmemiştir. İbadete müsait olan sair dini yerler için yapılan düzenlemeler, yalnızca lojistik ve güvenlik açısından yapılmakta olup, bireysel ibadetlere hiçbir şekilde kısıtlama getirilmemektedir.

Ayin taleplerine ilişkin son yıllara ait istatistiki bilgiler şöyledir:

  • 2013 yılında gelen 47 ayin talebinin 9’u reddedilmiş, 38’ine izin verilmiştir.
  • 2014 yılında gelen 107 ayin talebinin 36’sı reddedilmiş, 71’ine izin verilmiştir.
  • 2015 yılında gelen 128 ayin talebinin 32’si reddedilmiş, 96’sına izin verilmiştir.
  • 2016 yılında gelen 193 müracaatın sadece 54’ü reddedildi, 109’una ise izin verilmiştir.
  • 2017 yılında 23 Nisan tarihine kadar yapılan 33 başvurunun 25’ine izin verilmiştir.

Ne yazık ki Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıslı Türklerin Hala Sultan Camii dahil Güney’de bulunan camilerde toplu ibadetlerini kısıtlamaya tabi tuttuğunu görmezden gelerek, geçmişte defaten yaptığı gibi bu konuda gösterdiğimiz iyi niyeti istismar ederek, ibadet izni verilemeyeceğini bildiği yer ve tarihlerde ibadet izni talebinde bulunmakta ısrarcı olmaktadır. Vurgulamakta fayda görmekteyiz ki,  dini ibadetlerin bir siyasi istismar aracı olarak kullanılmaması için gerekli tedbirlerin alınması görev ve sorumluluğumuzdur.