11 Şubat 2014 Ortak Açıklaması tamamlanana kadar sürdürülen yoğun müzakereler ve atılan yapıcı adımların ardından Kıbrıs’ta müzakere süreci yeniden başladı. Ortak Açıklama ile liderler, iki bölgeli, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon kurulmasına olan bağlılıklarını ve bu federasyonun Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlardan neşet eden tek bir egemenliği olacağını teyit ettiler. Ortak Açıklama ile kurulacak olan federasyonun eşit statüde iki ‘kurucu devletten’ oluşması ve bunların hiç birinin diğeri üzerinde hak veya yetki iddiasında bulunamaması öngörülmektedir.

Kıbrıs’taki son gelişmeler ümit vericidir. Kıbrıs Rum tarafının, Cumhurbaşkanı Sayın Mustafa Akıncı’nın 25 Nisan 2015 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin ardından, müzakere masasına dönme kararıyla yeni bir fırsat penceresi açılmıştır.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıslı Rum Lider Anastasiades ile BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’nin katılımıyla tam teşekküllü müzakereler 15 Mayıs 2015 tarihinde yeniden başlamıştır. İlk görüşmeden sonra iki lider, kapsamlı bir çözüme en erken zamanda ulaşabilmek için yapıcı ve kararlı bir şekilde ilerlemeye olan güçlü bağlılıklarını ifade etmişlerdir.

Liderler ayrıca, Kıbrıs sorununun özlü konularına ilişkin müzakerelere paralel olarak, iki toplumun günlük hayatlarını kolaylaştıracak güven artırıcı önlemler üzerinde çalışma konusunda mutabık kaldılar. Bu kapsamda, iki lider ayda iki kez, müzakerecileri ise haftada iki-üç kez bir araya gelmeye başladılar. Tarama aşaması olarak isimlendirilen bu aşamada Kıbrıs sorununun her boyutu üzerinde durularak iki tarafın mevcut pozisyonları ortaya kondu ve süreçte nasıl ilerlenebileceğini tespit etmek yönünde çalışıldı.

Yeni sürecin ilk sonucu, beş güven artırıcı önlem üzerinde çalışmak yönündeki mutabakat olmuştur. Bunlar, iki taraf arasında iki yeni sınır kapısının açılması; elektrik şebekeleri arasında bağlantının sağlanması; taraflar arasında mobil telefon iletişiminin kurulması; radyo ve televizyon frekanslarının karışmasına karşı önlemler alınması ve cinsiyet eşitliğine ilişkin ortak bir komite kurulması şeklinde açıklanmıştır.

Tarama aşaması hızlı bir şekilde tamamlandıktan sonra özlü müzakerelere geçilmiştir. Yoğunlaştırılmış müzakere sürecinde Kıbrıs sorununa ilişkin tüm ana konular görüşülmektedir. Günümüze kadar taraflar, ‘Yönetim ve Güç Paylaşımı’, ‘Ekonomik Konular’ ve ‘Avrupa Birliği Konuları’ başlıklarında önemli derecede ilerleme sağlamıştır. Yasama, yürütme ve yargı konularındaki yakınlaşmalar, iki toplumun siyasi eşitliği ile iki ‘Kurucu Devlet’in eşit statüsü ilkeleriyle uyum içerisindedir.

Kıbrıs’taki iki taraf, dokuz aylık yoğun bir müzakere sürecini geride bırakmıştır. Mevcut süreçte taraflar, bahsi geçen başlıklar yanında Kıbrıs sorununun en zorlayıcı başlıklardan olan ‘Mülkiyet’ konusunda da önemli derecede ilerleme sağlamıştır.

Taraflar arasında, geriye kalan ‘Toprak’ ile ‘Güvenlik ve Garantiler’ başlıklarının sürecin son aşamasında ele alınarak sonlandırılacağına dair bir anlayış birliği vardır. Özellikle ‘Güvenlik ve Garantiler’ konusunun Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’tan ibaret garantör ülkelerin de katılımıyla beş-taraflı bir toplantıda ele alınması öngörülmektedir.

Kıbrıs Türk tarafı, dört başlığı kısa sürede tamamladıktan sonra ‘Toprak’ ile ‘Güvenlik ve Garantiler’ başlıklarının ele alınarak sonuçlandırılmasına ve 2016 yılında eş-zamanlı referanduma gidilmesinde kararlıdır.

BMGS’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide tarafından Ocak 2016’da, New York’ta, BM Güvenlik Konseyi üyelerine, ‘BMGS’nin İyi Niyet Misyonu’ ile ‘Barış Gücü’ operasyonları ve müzakere sürecinin gidişatı hakkında bilgi verilmiştir. Yaptığı açıklamada, mevcut müzakere sürecini Kıbrıs sorununda bir çözüme ulaşmak için tarihi bir fırsat olarak tanımlayan Eide, görüşmelerde elde edilen ilerlemeler ile liderlerin vizyon ve cesaretine vurgu yaparken, günümüze kadar önemli kazanımlar edinilmiş olsa da önümüzde halen uzun bir yol olduğunu sözlerine eklemiştir.

İki lider, 21 Ocak 2016 tarihinde BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon ile Davos’ta bir araya gelerek Dünya Ekonomik Forumu’na katılmış ve Kıbrıs’taki son duruma ilişkin kapsamlı bir tartışma gerçekleştirmiştir. Genel Sekreter yaptığı açıklamada, Kıbrıs’ta çözüme ulaşmak için sergilemiş oldukları siyasi iradeden dolayı liderleri takdir ettiğini ifadeyle, tüm ilgili taraflara, Kıbrıs sorununa çözüm bulma çabalarında liderlere destek vermelerine yönelik çağrıda bulunmuştur.