24 Nisan 2004 tarihinde her iki tarafta da eş zamanlı olarak gerçekleştirilen referandumlarda, Kıbrıslı Rumların BM Kapsamlı Çözüm Antlaşması’na ‘hayır’ oyu vermesiyle, Kıbrıs sorununun çözümü yönünde sürdürülen çabalar da dört yıllık bir durağanlık dönemine girmiştir.

Bu süre zarfında, Kıbrıs Türk Lideri Mehmet Ali Talat ve Kıbrıs Rum Lideri Tassos Papadopoulos, 8 Temmuz 2006 tarihinde, dönemin Siyasi İşlerden Sorumlu BM Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Gambari huzurunda biraraya gelerek, “iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon” temelinde kapsamlı bir çözüm bulunması ve de Kıbrıs sorununun özlü konularını görüşmek üzere çalışma grupları ile insanların hayatını kolaylaştıracak gündelik konuları ele almak üzere teknik komitelerin oluşturulması hususunda mutabık kalmıştır. Bu bağlamda, Liderler tarafından görevlendirilen temsilciler, çalışma grupları ile teknik komitelerin kurulmasına ve tam teşekküllü müzakerelerin başlamasına yönelik görüşmeye başlamışlardır. Ancak, 8 Temmuz süreci olarak da bilinen bu süreç, Papadopoulos liderliğinin uzlaşmaz politikalarından dolayı bir sonuç vermemiştir.

Kıbrıs Rum tarafında Şubat 2008’de gerçekleşen başkanlık seçimlerinde, seçim kampanyasını Kıbrıs sorununun çözümüne dayandıran Hristfoyas’ın yeni Kıbrıs Rum Lideri seçilmesiyle birlikte, tam teşekküllü müzakerelerin başlamasına giden yeni süreç başlamıştır.

İki Lider, ilk olarak, 21 Mart 2008 tarihinde biraraya gelerek, 21 Mart Mutabakatına imza atmıştır. 21 Mart Mutabakatı uyarınca, çalışma grupları ve teknik komitelerin kurulmasına ve bunların sonuçları kullanılarak tam teşekküllü müzakerelerin başlamasına karar verilmiştir.

16 Nisan 2008 tarihinde ise, Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomik Konular, AB Konuları, Mülkiyet, Toprak ve Güvenlik ve Garantiler başlıklarında altı çalışma grubu ile Çevre, Sağlık, Kriz Yönetimi, Ekonomik ve Ticari Konular, Suç ve Suça İlişkin Konular, İnsani Konular ve Kültürel Miras başlıklarında yedi teknik komite ilan edilerek çalışmalarına başlamıştır.
21 Mart 2008 tarihinde gerçekleşen görüşme sonrasındaki ilk kaydadeğer gelişme, 3 Nisan 2008’de Lefkoşa’da yayalar için geçişi sağlayan Lokmacı kapısının açılması olmuştur.

23 Mayıs 2008 tarihinde iki Lider ikinci kez biraraya gelerek, üzerinde mutabık kaldıkları ortak vizyonu ilan etmiştir. Buna göre; iki kesimli, iki toplumlu ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarında tanımlandığı şekliyle siyasi eşitlik temelinde bir federasyon kurulacağı ve bu ortaklığın tek uluslararası kimliğe sahip bir Federal Hükümeti’nin yanı sıra eşit statüye sahip bir Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ile bir Kıbrıs Rum Kurucu Devleti’nin olacağı hususunda mutabık kalınmıştır.
1 Temmuz 2008 tarihinde üçüncü kez biraraya gelen iki Lider, 1 Temmuz Mutabakatı uyarınca, tek egemenlik ve tek vatandaşlığı prensipte kabul ederek, içeriğinin ve uygulamaya ilişkin detayların bilahare müzakerelerde tartışılmasına karar vermiştir.

25 Temmuz 2008’de ise Liderler, 1 Temmuz 2008 tarihinde varılan mutabakat uyarınca, çalışma grupları ve teknik komitelerin çalışmalarını son bir kez gözden geçirmiş ve 3 Eylül 2008’de müzakerelerin başlayacağını ilan etmiştir. Mutabakatta ayrıca, tam teşekküllü müzakerelerin amacının, Kıbrıs sorununa, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumların temel ve meşru hak ve çıkarlarını koruyacak karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm bulmak olduğu ve üzerinde uzlaşılan çözümün eş zamanlı ayrı referandumlara sunulacağı da teyit edilmiştir.

Bu süre zarfında, 21 Mart Mutabakatı uyarınca kurulan çalışma grupları ve teknik komiteler çalışmalarına devam etmişlerdir. Teknik komitelerde alınan ve Liderler tarafından onaylanan kararlar ilan edilmiş olup, çalışma grupları da üzerinde yakınlaşma sağlanan ve yakınlaşma sağlanamayan konulara ilişkin raporlarını Liderlere sunmuşlardır.
Dört yıllık aranın ardından, tam teşekküllü müzakereler, 3 Eylül 2008 tarihinde, BM Genel Sekreteri’nin Özel Danışmanı Alexander Downer’ın da katılımıyla başlamıştır. Kıbrıs Türk tarafının inisiyatifiyle, ilk aşamada, Yönetim ve Güç Paylaşımı, AB ile Ekonomik Konular başlıkları altında ele alınan tüm konularda ortak metin çalışması yapılmıştır. Bu amaçla, Liderlerin Temsilcileri başkanlığında yürütülen toplantılarda, uzlaşılan konular ve üzerinde daha fazla tartışılmaya ihtiyaç duyulan konular tespit edilerek, üç ana başlık için toplam 30 ortak metin hazırlanmıştır. Mülkiyet, Toprak ile Güvenlik ve Garantiler konularında tarafların pozisyonlarında herhangi bir yakınlaşma sağlanamamasından dolayı ise ortak metin çalışması yapılamamıştır. 10 Eylül 2009 tarihinde başlayan ikinci aşamada ise, Liderler bazı temel uzlaşmazlık noktalarını ele alırken, Temsilciler seviyesinde bu uzlaşmazlık noktalarının teknik boyutu daha detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Bu aşamada, Mülkiyet başlığında da malların kategorileri hususunda ortak bir kağıt üretilebilmiştir. Ocak 2010’da ise iki tur yoğunlaştırılmış müzakereler gerçekleştirilmiştir.

Şubat 2010’da ise BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon adayı ziyaret ederek, hem Liderlerle ayrı ayrı görüşmüş, hem de ortak bir toplantıda bir araya gelmişlerdir. BM Genel Sekreteri, bu ziyaretinde, geçen zamanın bir çözüm bulunmasına katkı sağlamadığının altını çizerek çözüm yönündeki çabaların artırılması gerekliliğine işaret etmiştir.

KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimleri arifesinde, 30 Mart 2010’da Talat ve Hristofyas son kez biraraya gelerek, gerek duyması halinde Liderlerin müzakerelerde gelinen aşamaya ilişkin kendi toplumlarını bilgilendirebilecekleri yönünde mutabık kalmışlardır. Bu doğrultuda, Kıbrıs Türk Lideri Talat, 1 Nisan 2010’da geniş katılımlı bir bilgilendirme toplantısı düzenlemiştir.

18 Nisan 2010 tarihinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Dr. Derviş Eroğlu, BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon’a göndermiş olduğu 23 Nisan 2010 tarihli mektubunda, müzakerelere kalmış olduğu yerden devam etmeye hazır olduğunu belirterek, Kıbrıs Türk tarafının daha önce varılan yazılı yakınlaşmalara bağlı kalacağını ifade etmiştir.
Eroğlu ve Hristofyas, ilk görüşmelerini 26 Mayıs 2010 tarihinde gerçekleştirmiştir. Sürecin ilerlemesiyle birlikte, BM Genel Sekreteri, müzakerelerde öne çıkan bir takım zorlukların aşılması için Liderleri bir dizi üçlü görüşmeye çağırmıştır. Bu bağlamda, taraflar arasında gerçekleştirilen beş üçlü görüşmenin ilki 18 Kasım 2010’da New York’ta, ikincisi 26 Ocak 2011’de Cenevre’de, üçüncüsü 7 Temmuz 2011’de Cenevre’de, dördüncüsü 30-31 Ekim 2011 tarihlerinde New York, Greentree’de ve beşincisi de 23-24 Ocak 2012’de yine New York, Greentree’de yapılmıştır.

18 Kasım 2010’da New York’ta gerçekleştirilen üçlü görüşmeler, Kıbrıs sorununun ana başlıklarına ilişkin görüş alışverişi yapılması üzerine yoğunlaşmıştır. Ayrıca, müzakere sürecinin hızlandırılması gerektiği yönünde karar alınmıştır. BM Genel Sekreteri’nce görüşmeden sonra yapılan açıklamada, Liderlerin, üzerinde uzlaşıya varamadıkları ana konuları aşabilmek amacıyla pratik bir plan oluşturmak için önümüzdeki günlerde temaslarını yoğunlaştırma hususunda mutabık kaldıkları belirtilmiştir.

1 Kasım 2011’de Greentree’de gerçekleştirilen dördüncü üçlü görüşmeyi müteakip ise BM Genel Sekreteri, tarafların cesaret verici ilerleme kaydettiğini ve Liderlerin müzakere sürecinin sonuna gelinmesi için daha fazla çaba sarfedilmesinin büyük önem arz ettiği konusunda mutabık kaldıklarını kayda geçirmiştir.

Genel Sekreter, Liderlere gönderdiği 6 Ocak 2012 tarihli mektuplarda, sürecin son aşamasına girilmiş olduğunu beyan ederek, çok taraflı konferans düzenlenmesinin son aşamanın önemli bir unsuru olacağını belirtmiştir. Ayrıca, Kıbrıs Rum tarafının 1 Temmuz 2012 tarihinde Avrupa Birliği Başkanlığı’nı üstlenmesiyle müzakerelerin başarılı bir şekilde sonuçlandırılması fırsatının zayıflayacağı yönündeki endişesini ifade etmiştir.

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, 25 Ocak 2012 tarihinde New York’ta gerçekleşen zirvenin ardından yapmış olduğu açıklamada ise, “sınırlı ilerleme kaydedildiğini” ifadeyle, nihai bir anlaşmaya varılması için liderlerin kararlı adımlar atması çağrısında bulunmuştur. Genel Sekreter, Özel Danışmanı Alexander Downer’in Mart ayı sonunda hazırlayacağı değerlendirme raporu ışığında Nisan veya Mart ayında çok taraflı bir toplantı çağrısında bulunma niyetini ortaya koymuştur.
Ancak, Rum Yönetimi’nin 1 Temmuz 2012 tarihinde AB Dönem Başkanlığı’nı üstlenecek olmasından dolayı ayak diretmesi nedeniyle müzakerelerde Kıbrıs Türk tarafının arzu ettiği oranda bir ilerleme kaydedilememiştir. Rum liderliği, müzakerelerin son aşamasını tamamlamak için hakemlik, arabuluculuk, zaman çizelgesi ve adadaki iki taraf ile Garantör ülkelerin (Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık) katılımıyla gerçekleşecek bir üst-düzey toplantı dahil olmak üzere sürecin önünü açabilecek unsurların hayata geçirilmesini reddetmeye devam etmiştir. Şubat 2013’de Rum tarafında gerçekleştirilecek olan Başkanlık seçiminin yaklaşmasıyla da birlikte, özlü müzakereler bir duraksama dönemine girmiştir.
Şubat 2013’te Güney Kıbrıs’ta gerçekleşen seçimlerde, DISI lideri Nikos Anastasiades yeni Kıbrıs Rum lideri olarak seçilmiştir. Anastasiades, Dr. Derviş Eroğlu’nun seçilmesinin akabinde yaşanan sürecin aksine, müzakerelere kaldığı yerden süratle başlamaya hazır olduğu yönünde bir taahhüt altına girmekten kaçınmıştır.

BM, 2008 yılından itibaren taraflar arasında varılan tüm yakınlaşmalar ile kısmi yakınlaşmaları içeren 77 sayfalık bir yakınlaşma belgesi hazırlamış ve Nisan 2013’te ilgili taraflara dağıtmıştır. Bahsekonu yakınlaşmalar, mevcut müzakere sürecinin temelini oluşturmaya devam etmektedir.

Kıbrıs Türk liderliği tarafından müzakerelerin kaldığı yerden bir an önce başlaması yönünde yapılmış çok sayıda çağrıya rağmen, müzakerelerin yeniden başlaması neredeyse bir yıl sürmüştür. Kıbrıs Rum tarafı, iç ekonomik zorluklar, Kıbrıs Rum Ulusal Konseyi ile istişare etme ihtiyacı ve müzakereci atanması gibi bir çok mazeret öne sürdükten sonra, müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için iki tarafın bir Ortak Açıklama üzerinde mutabık kalması gerektiğini ileri sürmüştür. Yaklaşık 5 ay süren görüşmeler ve diplomatik girişimlerden sonra sonra, Kıbrıs Türk liderliğinin yapıcı adımları sonucunda 11 Şubat 2014 tarihinde Ortak Açıklama metni üzerinde mutabakata varılmıştır.