23-24 Ekim 2014 AB Liderler Zirvesi sonuç bildirgesinde yer alan Kıbrıs paragrafında, 1964 yılından beri meşruluğunu yitirmiş olmasına rağmen sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” karasuları ve münhasır ekonomik bölgesindeki egemenlik haklarına saygı duyulmasına yönelik çağrı, adadaki gerçekler ile bağdaşmayan, Kıbrıs Türk halkının hak ve çıkarlarını gözardı eden ve Rum tarafının tek yanlı bir kararla müzakere masasından kalkması ile ortaya çıkan sorunu derinleştiren talihsiz bir açıklama olmuştur.

Kıbrıs Türk tarafı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin hidrokarbon kaynakları konusunda atacağı tek taraflı adımların bölgedeki tansiyonu arttıracağını, bunların devam etmesi halinde eş zamanlı ve eş değerde adımları atmak zorunda kalacağını müteaddit defalar açıklamıştır. Diğer taraftan, Hidrokarbon kaynaklarının yönetimi ve hakça paylaşımı için iki toplumlu bir komite oluşturulması yönünde yapmış olduğumuz yapıcı önerileri cevapsız bırakan Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının haklarını ihlal eden tutumlarına uluslararası camianın göz yumması sonucunda Doğu Akdeniz bölgesinde gerilim artmıştır.

AB liderlerine ve Rum tarafına, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıs Adası’nın iki eşit ortağından biri olarak meşru hak ve çıkarları bulunduğunu ve bunların görmezden gelinmesine kayıtsız kalmayacağımızı bir kez daha hatırlatmakta yarar görmekteyiz. Uluslararası toplumdan beklentimiz, kapsamlı çözüm masasına dönmeleri ve hidrokarbon konusu dahil her konuda diyaloğa başlamaları yönünde Kıbrıs Rum tarafını gecikmeden cesaretlendirmeleridir.