Avrupa Parlamentosu tarafından 10 Haziran 2015 tarihinde kabul edilen 2014 Türkiye Raporu’nun Kıbrıs konusunu ele alan paragraflarında yer alan iddia ve çağrıların Ada’daki mevcut olumlu atmosfer ile bağdaşmadığı aşikardır ve yapılan birçok değerlendirmenin kabul edilmesi de mümkün değildir.

Öte yandan, Kıbrıs sorununun ilgili Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde adil ve kapsamlı bir çözümle sonuçlandırılmasının güçlü bir şekilde desteklendiği ve Sayın Mustafa Akıncı’nın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesinin müzakere sürecinde yeni bir fırsat penceresi açmasının ümit edildiği yönündeki ifadeler olumlu olmakla birlikte, Avrupa Birliği’nin sürece olan desteğini hakkaniyetli ve dengeli bir şekilde yapmasının sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için elzem olduğunun hatırlatılmasında fayda vardır. Yeni bir müzakere süreciyle Ada’da ortaya çıkan mevcut olumlu yapının muhafaza edilmesinin son derece önemli olduğunun bilinciyle, Kıbrıs konusuna ilgi duyan tüm uluslararası aktörlerin sürece destek vermelerinin ve olumlu çağrılarda bulunmalarının müzakere sürecinin kapsamlı bir çözüm anlaşmasıyla neticelenmesine büyük katkı koyacağını bir kez daha vurgulamak isteriz. Avrupa Birliği’nden beklentimiz Kıbrıs Türk tarafının temsil edilmediği bu gibi kurumlarda tek taraflı pozisyonlar üretilmesinin Kıbrıs sorununun çözümüne hiçbir şekilde katkı sağlayamayacağının bilincinde davranarak,  müzakere süreci esnasında Liderleri cesaretlendirmek için yapıcı adımlar atmasıdır. Kıbrıslı Türklerin Avrupa Birliği nezdindeki temsiliyet hakkını talep etmeye devam edeceğimizi de bu vesileyle hatırlatmakta fayda görmekteyiz.