Dışişleri Bakanı Özdil Nami, programda Joe Biden’ın Kıbrıs’a ziyaretinin tarihi ve faydalı bir ziyaret olacağını belirtti. Biden’ın amacının tarafları motive etmek olduğunu söyleyen Özdil Nami, “Umarım Ada’nın tamamı için iyi bir ziyaret olur ve her iki taraf da bundan faydalanır” dedi. Bakan Nami ayrıca, ziyaretle ilgili olarak Amerikalı yetkililerle diyaloglarında, ziyaretin ana hedefinin kapsamlı çözüme katkı olması gerektiği hususunu vurguladıklarını da sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Özdil Nami, ABD’nin Kıbrıs konusuna, 10 yıl aradan sonra Annan Planı seviyesinde ilgi gösteriyor olmasının, özellikle ortak metin ile oluşan olumlu ortamla sağlandığını ifade etti. Bakan Nami, Amerikalı yetkililerin ayrıca Kıbrıs’taki iç dengeler bakımından da kapsamlı çözüm yönünde olumlu bir atmosfer olduğunu belirttiklerini söyledi. Nami, aynı yetkililerin, dış faktörleri ilgilendiren konular olan doğalgaz, Türkiye-AB ilişkileri, hatta Ukrayna krizinden sonra ortaya çıkan AB-NATO ilişkileri bakımından Kıbrıs meselesinin birçok olumlu gelişmenin anahtarını elinde tutan bir sorun olarak değerlendirdiklerini de sözlerine ekledi.

Dışişleri Bakanı Nami, Rum tarafına bakıldığında, Biden’in ziyareti ile ilgili olarak kapsamlı çözümün hızlanması yerine ara adımları tercih ederek Maraş ve benzeri konuları tekrar gündeme getirmek arzusunda olduklarını da kaydetti. Özdil Nami, “Bunu sağlıklı bir yaklaşım olarak görmüyoruz, çünkü adanın her iki tarafında hem Kıbrıslı Rumlar hem Kıbrıslı Türkler kapsamlı çözüm istiyorlar” dedi.

‘Güven Artırıcı Önlemler’e de değinen Nami bu önlemlerin Maraş demek olmadığını da sözlerine ekledi. Bakan Nami, “ ‘Güven Artırıcı Önlemler’in en güçlü destekleyicilerinden biri benim” dedi ve gerek sendikaların gerek işveren kesimin gerekse de diğer örgütlerin bu gibi faaliyetlerin içerisinde olmalarını desteklediklerini kaydetti. “Ancak ‘Güven Artırıcı Önlemler’ eşittir Maraş’a karşıyım” ifadelerini kullanana Nami, ‘Güven Artırıcı Önlemler’in gerçekten çok geniş kapsamlı, hayatın birçok alanını ilgilendiren konularla ilgili projelere dönüşebilir olduğu zaman bir değer ifade edeceğini de sözlerine ekledi. Nami, öte yandan bugüne kadar Kuzey ile Güney Kıbrıs arasında halen telefon görüşmesi yapılamadığına işaret etti.

TC Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yaptıkları görüşmeye de değinen Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Davutoğlu ile kapsamlı çözüm müzakereleri ve Kıbrıs Türk tarafının atması gereken adımın ne olduğu, Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Türkiye kanalının ne yapması gerektiğini görüştüklerini ifade etti. Nami, kapsamlı çözüm için hem iç hem de dış faktörlerin olgunlaştığını belirtti.

Rumların, geçmiş ortak kâğıtlara saygı duymadıklarını da kaydeden Bakan Nami, Davutoğlu ile görüşmesinde, Maraş ile ilgili çıkan haberlerin ve Kıbrıs Türk tarafının söylemlerinin de ele alındığını vurguladı. Bakan Nami ayrıca, Davutoğlu’nun, Kıbrıslı Türklere bir telkinde bulunmak için değil, kapsamlı çözümün müzakere süreci ve ortak açıklama ile ilgili konularda görüşmek için adamızı ziyaret ettiğini de sözlerine ekledi.

Öte yandan Özdil Nami, Amerikalı yetkililerin kendileri için dengeli buldukları bazı önerileri de hazırlayıp her iki tarafla da paylaştıklarını söyledi. Maraş konusunda, taraflar arasında anlayış birliği oluşmadığı bir noktada, zorlayıcı bir tavırla, onları benimsemeyecekleri bir noktaya iteceklerini düşünmediğini de belirten Nami, böyle birşeyi ne Kıbrıslı Türklerin, ne de Kıbrıslı Rumların kabul edeceğini sözlerine ekledi.

Biden’in ziyaretinin, kapsamlı çözümle ilgili ortak açıklamaya verdiği büyük desteğin bir ifadesi olduğunu yineleyen Bakan Nami, Amerika’nın amacının tarafları daha hızlı ve yoğunlaştırılmış müzakerelere davet etmek olduğunun altını çizdi. Nami ayrıca, Biden ziyaretinin esas amacının bu çözüm vizyonunun, her iki tarafın halkına da net bir şekilde birinci ağızdan ifade edilmesi olduğunu söyledi. Bakan Nami, “Bu pozitif psikolojinin, Amerika tarafından desteklenmesi şeklinde gerçekleşecek bir ziyaret olmasını tahayyül ediyorum” dedi.