Bakan Çolak’ın konuşmasının tam metni aşağıda sunulmuştur:

Sayın Başkan,

Sayın Genel Sekreter,

Saygıdeğer Bakanlar,

Değerli Heyet Mensupları,

Sevgili Kardeşler,

            Bu önemli toplantıda sizlere hitap etmek benim için onur ve ayrıcalıktır. Sizlere, Kıbrıs Türk halkı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti adına samimi selamlarımızı iletiyorum.

            İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekselansları Dr. Iyad Ameen Madani’ye  bizlere vermiş olduğu destek ve bizimle olan  işbirliğinden dolayı  şükranlarımı sunmak istiyorum. Ayrıca, bu önemli toplantının düzenlenmesinde büyük emeği geçen İİT Sekreteryası personeline de teşekkür etmek istiyorum.

Sayın Başkan,

            Geçen hafta Suudi Arabistan’da hac sırasında yaşanan izdihamda çok sayıda Müslüman kardeşimiz hayatlarını kaybetmişlerdir. Sözkonusu kardeşlerimizin burada bulunan ülke temsilcilerine başsağlığı dileklerimi iletmek istiyorum.

Bugün biz burada toplanırken, Müslüman dünyasının birçok bölgesinde büyük can kayıpları ve insanların yerlerinden edilmelerine yol açan savaşlar yaşanmaktadır.  Eminim  hepimiz de, Müslüman alemindeki  kardeşlerimizi olumsuz şekilde etkileyen bu gelişmeler karşısında seyirci kalamayacağımız görüşündeyiz.

            Şüphesiz ki, Müslüman ümmetinin temsilcileri olarak, Suriye’de gözler önünde yaşanan trajedilerin ağırlığını hissetmekteyiz. İnanıyorum ki, Suriye halkının acılarını hafifletme yönünde kararlar almamız ve somut adımlar atmamızın tam zamanıdır.

Ekselansları,

            Filistin Devleti bayrağının Birleşmiş Milletler (BM) merkezinde göndere çekilmesine ilişkin BM Genel Kurul kararını  memnuniyetle karşılıyoruz. Bu sembolik ve aynı zamanda önemli olan adım, uluslararası toplumun,  bizim de güçlü bir şekilde desteklediğimiz Filistin halkının haklı davasına olan desteğini teyit etmektedir.

            Ayrıca, terör örgütü İŞİD’in özellikle bölgemize yönelik oluşturduğu tehdide etkin bir şekilde karşı koymak için adımlar atan uluslararası aktörlerin çabalarını artırmış olmalarını memnuniyetle karşılıyoruz.

            İlaveten, Batı Trakya’daki Müslüman Türk azınlığının temel insan haklarının Yunanistan tarafından ihlalinin devam etmesinden; Jammu ve Kaşmir’in halen işgal altında olmasından; ve de Azerbaycan’ın bölünmez parçası olan Karabağ’ın Ermenistan tarafından işgalinin devam  etmesinden derin  endişe duymaktayız.  İnanıyorum ki, bu adaletsizlikleri de ele almamız sorumluluğumuzdur.

Sayın Genel Sekreter,

Değerli Heyet Üyeleri,

Sayın Başkan,

            Bu vesileyle, sizleri Kıbrıs’ta oldukça umut vaat eden güncel siyasi gelişmelerle ilgili bilgilendirmek istiyorum.

            Hatırlanacağı üzere, Mayıs 2015’te müzakereler yeniden başladı. Yeni seçilen Cumhurbaşkanımız Sayın Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk tarafının, 11 Şubat 2014 tarihli ortak açıklamada öngörülen yapılandırılmış, sonuç odaklı müzakere sürecine tamamen bağlı olduğunu bir kez daha teyit etmiştir. Liderler, ortak açıklamada ayrıca,  hedeflerinin siyasi  eşitliğe dayalı, iki-bölgeli, iki-toplumlu bir federasyon kurmak olduğu  ve bu federasyonun, Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlardan eşit olarak kaynaklanacak tek egemenliği olacağı  hususunda mutabakata vardılar. Federasyon, eşit statüdeki iki kurucu devletten oluşacak ve taraflardan hiçbiri diğeri üzerinde otorite ve yasal yetki iddiasında bulunmayacaktır.

            Müzakerelerin Mayıs 2015’te yeniden başlamasıyla, görüşmeler hem liderler seviyesinde hem de müzakereciler seviyesinde yoğunlaştırılmıştır. Sizlere, ortak açıklama ile  2008’den beri elde edilen yakınlaşmalar üzerine inşa edilerek birçok konuda önemli ilerlemeler sağlanmış olduğu bilgisini vermekten memnuniyet duymaktayım. Hatta, yürütme, yasama ve yargı gibi konular neredeyse sonuçlandırılmış olup, taraflar geriye kalan konuların da sonuçlandırılması için ciddi çaba sarfetmektedirler.

            Kıbrıs sorununun özüne ilişkin müzakerelere paralel olarak, her iki taraf, iki toplumun günlük hayatlarını iyileştirecek güven artırıcı önlemler konusunda da ciddi bir çalışma yürütmektedirler. Bu paralel sürecin amacı, hem devam etmekte olan müzakerelere hem de uzlaşı ve bir arada var olma ortamına destek olmak ve olumlu katkı sağlamaktır.

            Kıbrıs’taki iki lider, önümüzdeki ayların süreç için kritik olacağına inanmaktadırlar ve kendilerini bekleyen zorlu görevin bilincindedirler. Ancak, taraflar devam etmekte olan yoğun müzakere sürecine bağlı kalır ve gerekli siyasi iradeyi gösterirlerse, çözüme, yıllar değil, aylar içerisinde ulaşılması beklentimizdir.

            50 yıldır devam eden Kıbrıs sorununun çözümlenmesi, çatışmalarla ve bu çatışmaların trajik sonuçlarıyla yaşayan bölgemiz için şüphesiz önemli bir gelişme olacaktır. Kıbrıs sorununun çözümü, bu tür zor sorunların gerçekten çözülebileceğine dair umut yaratmakla kalmayıp, pek çok çatışmaya sahne olan bölgemizde çok ihtiyaç duyulan barış ve istikrara da katkıda bulunacaktır. Finans ve ticaret alanlarındaki ekonomik işbirliğinin yaratacağı faydalar  ile bölgemizde yeni keşfedilen doğal kaynaklar potansiyelinden yararlanabilmemiz için bulunduğumuz coğrafyada istikrar ve diyaloğa ihtiyaç duymaktayız.

Sayın Başkan,

ve Değerli Üyeler,

İİT üyeleri ile ortak bir tarih ve kültür paylaşan Kıbrıs Türk devleti, İİT amaçlarına tamamıyla bağlı olup,  örgütün gözlemci üyesi olmaktan onur duymaktadır.

            Memnuniyetle belirtmek isterim ki, ticaret, eğitim ve turizm gibi muhtelif alanlarda İİT üye ülkeleri ile olan ilişkilerimiz gelişmektedir. Ancak, Kuzey Kıbrıs ile İİT üye devletleri arasındaki işbirliğinin daha da geliştirilebileceğine inanmaktayız. Hükümetlerimizin iş insanlarınızı ülkemizdeki yatırım imkanlarını değerlendirmeleri konusunda cesaretlendirilebileceklerini umuyor ve inanıyorum. sizi temin ediyorum ki hükümetim  bu konuda üzerine düşen görevi yapmaya hazırdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı’nın saygıdeğer üye devletlerine birçok İİT kararı ve deklarasyonu aracılığı ile Kıbrıslı Türklerin  davasına göstermiş oldukları samimi destekten dolayı minnettarız. Bu karar ve deklarasyonlar, üye devletlere Kıbrıslı Türklerle etkin dayanışmanın artırılması ve Kıbrıslı Türkler üzerindeki haksız izolasyonun  kaldırılması için somut adımlar atılması yönünde çağrılar yapmaktadır. İlgili karar ve deklarasyonlar ayrıca, ticaret, ulaşım, turizm, kültür, eğitim ve spor dahil tüm alanlarda Kıbrıslı Türklerle ikili ilişkilerini daha da geliştirmeleri ve bu bağlamda, Kıbrıs  Türk tarafıyla üst düzeyde karşılıklı ziyaretler gerçekleştirmeleri yönünde üye devletlere çağrıda bulunmaktadır.

Adada kapsamlı bir çözüme henüz ulaşılmadığı bu ortamda, Kıbrıs Türk halkının izolasyonunun sona erdirilmesi yönünde  tüm üye  ülkelerin somut adımlar atmalarını beklemekteyiz. Müzakerelerin bu aşamasında, Kıbrıslı Türklerle dayanışmanıza ek olarak, nihai, sürdürülebilir ve adadaki tüm tarafların yararına olacak  bir çözüme varabilmemiz için, devam eden müzakerelerde yapıcı olması konusunda Kıbrıs Rum tarafını cesaretlendirmenizi talep etmekteyiz.

Sayın Genel Sekreter,

Değerli Heyet Mensupları,

Sözlerimi tamamlamadan önce, İİT Sekreteryası’na bu önemli toplantının başarıyla gerçekleşmesinde göstermiş oldukları çabadan ötürü bir kez daha teşekkür ederim.

            Beni dikkatle dinlediğiniz için hepinize teşekkür ederim.