Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu Sudanlı serbest gazeteci Muawia İbrahim’e video konferans aracılığıyla bir mülakat verdi. “Sudanese Voice” adlı gazetenin 1 Haziran 2021 tarihli nüshasında yayımlanan mülakatta Cenevre’de düzenlenen 5+BM gayriresmi toplantısının sonucu, KKTC’nin pozisyonu ve ileriye dönük politikasının ne olacağına dair konulara değinildi.
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu “Beklendiği gibi, Kıbrıs Rum tarafı, ‘Kıbrıs’ın meşru hükümeti’ olduklarını ve “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin bir tür federal yapıya dönüşmesi için sözde eşitler olarak müzakere etmeye hazır olduklarını söyleyerek Kıbrıs konusunda 60 yıllık bilinen tutumunu ortaya koymaya devam etti” dedi.
Bakan Ertuğruloğlu, uluslararası toplumun, Kıbrıslı Rumlara ortaklık cumhuriyetinin gerçek yasal mirasçıları, Kıbrıslı Türklere de, sadece Kıbrıs Rumları tarafından temsil edilen, “Kıbrıs Cumhuriyeti”nde “ayrılıkçı ve azınlık bir toplum” gibi muamele etmek suretiyle, en başından beri, Kıbrıs sorununa yanlış teşhis koyduğunu söyleyerek bu koşullar altında 53 yıl değil 553 yıl bile müzakere edilse, sonucun olumsuz olacağına işaret etti. Bakan, bu nedenle Anavatan Türkiye’nin de desteği ile Kıbrıs Türk tarafının yeni bir pozisyon ortaya koyduğunu anlattı.
5+BM gayriresmi toplantısının yeni müzakere sürecine başlayabilmek için yeterli ortak zemin olup olmadığının belirlenmesine yönelik düzenlendiğini belirten Bakan, Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunun iki tarafın statüsünün eşitlenmesi olduğunu söyledi.
Ertuğruloğlu “Kıbrıslı Türklerin, Kıbrıslı Rumlar ile yeni bir ortaklık kurmaktan başka seçeneği yokmuş gibi düşünmek, soruna çok yanlış bir teşhis koymaktır. Bu, seçeneklerimizden sadece bir tanesidir. Birçok seçeneğimiz var, örneğin tanınma talep etmek. Kıbrıs Türk tarafının eşit uluslararası statüsünü Kıbrıs Rum tarafı karşısında güvence altına almak, bir bakıma tanınma talep etmektir.” dedi. Hidrokarbon konusuna da değinen Bakan, Kıbrıslı Rumların, adadaki ekonomik imkanlarla ilgili karar alma ve adım atma yetkisi olan tek merci kendileriymiş gibi davrandığını, halbuki Kıbrıslı Türklerin de hem Kıbrıs adasının hem ada ve etrafındaki doğal zenginliklerin ortak sahibi olduğunu vurguladı.
İİT kendi kararlarına uymadı
Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın, Kıbrıs konusuyla ilgili birçok olumlu karar aldığını ancak, bu kararların hayata geçirilmesinde başarısız olduğunu ifade ederek başarısızlığın nedenlerinden birinin, İİT üye ülkelerinin çoğunun büyük Batı ülkelerinin etki alanı içinde yer almaları olduğunu söyledi.
Bakan Ertuğruloğlu son olarak, Kıbrıslı Rumların “Kıbrıs Cumhuriyeti” olmadıkları gerçeğini anlamalarının beklenmediğini, bunu sağlamanın uluslararası toplumun sorumluluğu olduğunu da sözlerine ekledi.