TAHAKKÜMCÜ VE BENCİL BİR ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ

GKRY, Yunanistan ve İsrail tarafından imzalanan east-med doğalgaz boru hattı projesi Kıbrıs Türk Halkı ve Türkiye’yi bölgesel enerji denkleminin dışına itmeye yönelik düşmanca ve provokatif çabaların yeni bir ürünüdür. Bu projenin ekonomik akılla örtüşüp örtüşmediği birincil öneme haiz değildir. Bu tür faaliyetlerde takınılan tavır ve yaklaşım daha önemlidir. Kıbrıs Türk Halkını sürekli dışlayan, var gücüyle her alanda izole etmeye çalışan GKRY’nin bu faaliyetleri, adanın geleceğini yakından ilgilendiren konularda Halkımızın söz hakkı olmadığını, bir patron edasıyla adaya dair tek yanlı kararlar verebileceklerini ortaya koyan bencil zihniyetlerinin dışa vurumudur.

RUM LİDERLİĞİ KENDİSİNİ ADANIN TEK SAHİBİ SANIYOR

Anastasiades yaptığı açıklamalarla niyetini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kıbrıs Rum liderliğinin niyeti Kıbrıslı Türkleri yok sayarak, egemenlik iddiasıyla adanın tek sahibiymiş gibi hareket etmektir. Kıbrıs Rum liderliğinin bu faaliyetleri Kıbrıs sorununun çözümüne dair samimiyetsiz olduklarını ve aslında müzakere ve onun içerisinde yer alan süreçleri de adeta bir paravan ve sahne olarak kullandıklarını çok net şekilde ortaya koymaktadır. Gelinen aşamada Kıbrıslı Türkleri eşit ortak olarak kabul etmeyen, Kıbrıslı Türklerin haklarını sürekli olarak engelledikleri çözümden sonraya atma gayreti içerisinde olan Kıbrıs Rum liderliği anlamalıdır ki Kıbrıs Türk Halkı eşitliğinden, egemenliğinden ve haklarından ne taviz verir ne de tüm bunları yok sayanlara boyun eğer.

Kıbrıs Rum tarafı gelinen noktada bilmelidir ki, Kıbrıs Türk halkı egemenliğinden vazgeçmeyecektir. Kıbrıs Rum liderliği anlamalıdır ki Kıbrıs adası bir Rum adası değildir ve Kıbrıslı Türkler de Kıbrıslı Rumlar tarafından temsil edilmemektedir. Bu adada çeşitli çözüm planlarında da ortaya konduğu üzere egemenlik eşit şekilde iki Halktan kaynaklanmaktadır ve bu egemenlik tek yanlı olarak bir tarafça kullanılamaz.

İZLENİM YARATMAYA YÖNELİK FAALİYETLER

Kıbrıs Rum liderliğinin, Yunanistan ve İsrail’le imzalamış olduğu 2000 kilometre uzunluğunda ve 10 milyar euroyu aşan bir maliyete sahip olacak olan east-med boru hattı anlaşması izlenim yaratmaktan öteye gidemeyecek bir projedir. Rum siyasi partilerinden dahi hayali proje olarak eleştiri alan Rum liderliği hem adada hem de bölgede gerginlik yaratma çabalarına bir yenisini eklemiştir. Rum liderliğinin bu zihniyeti ne ada ve bölgedeki gerginliği azaltma, ne de işbirliği arayışı içinde olmadığını, aksine hayal aleminde dolaşarak bir güç dengesi oluşturacağı varsayımıyla hareketlerine devam ettiğini göstermektedir.

Rum liderliğinin Kıbrıslı Türklerle ne gücü ne de zenginliği paylaşmak istemediği söylemimizdeki kasıt da tam bu ziyniyettir. Bu zihniyet siyasi puan kazanma, izlenim yaratma uğruna hem adada hem de bölgede gerginlik yaratmaktan geri durmayacaktır. Bu provakasyonlar sürerken yılmayacak ve bölgesel istikrar ve işbirliği çabalarımızı sürdüreceğiz. Gelinen aşamada, bir kez daha tekrarlamak isteriz ki Kıbrıs Türk Halkı işbirliği arayış ve çağrılarını sürdürürken haklarından ve egemen eşitliğinden taviz vermeyecektir. İlgili taraflar ve uluslararası topluma çağrımız, hali hazırda kırılgan olan bölgedeki denge ve istikrar için işbirliği gerekliliğini yüksek sesle dile getirmeleri ve hatta bu işbirliğini başlatma yönünde adım atmalarıdır.