GKRY’nin özellikle son dönemde artan ve savunma maksadını aşan silahlanma faaliyetlerini bir an önce durdurması konusunda uyarıyoruz. Ağır bir tehdit içeren sözkonusu faaliyetleri iki toplum arasında güven tesis edilmeye çalışılan bu dönemde oldukça samimiyetsiz ve provokatif bulmaktayız.

GKRY, Sırbistan’dan yeni ağır silahlar satın alarak silahlanmasını artırmaktadır. Bu bağlamda, Rum yönetiminin, Sırbistan’dan 8 adet devriye, keşif, personel taşıma ve ambulans olarak kullanılabilen Milosh BOV M16 4×4 zırhlı savaş taşıtı (TOMA) ve 24 adet 155’lik NORA B-52 çekili top alacağı öğrenilmiştir. Sözkonusu topların, 8×8 araçlar olduğu, dakikada 11 mermi atabildiği ve çeşitli kalibrelerde mermi kullanabildiği, hedefini 42 kilometre mesafeden vurabildiği, ayrıca GPS güdümlü atış özelliğinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

İlaveten, GKRY’nin Almanya’dan 41 adet Leopard 2A4 tipi tank ve Rum Deniz Kuvvetleri’nin takviyesi için de Fransa’dan 2 adet açık deniz gemisi alacağı bilinmektedir.

Rum donanması envanterine ilk kez katılacak olan sözkonusu iki geminin, Mari’deki Evangelos Florakis Deniz Üssü’nde bulunacağı, bu maksatla gemilere hizmet verebilecek şekilde limanın yeniden düzenlenmeye başlandığı, öte yandan Fransa ile GKRY arasında güvenlik işbirliğini güçlendirmek amaçlı mevcut savunma anlaşmasının geliştirilerek yine Mari’de Fransız donanmasının kullanımına tahsis edilecek bir deniz istasyonu inşa edilmesine izin verildiği de hatırlanacaktır.

Bu detaylardan da anlaşılacağı üzere bahse konu adımlar savunma maksadını fazlasıyla aşan bir nitelik göstermektedir

Bu adımların yanısıra, Rum tarafının ABD’nin GKRY’ye uygulamakta olduğu silah ambargosunu kaldırmak yönünde bir takım girişimler yaptığını ve Sayın Bakanımızın Washington ziyareti sırasında bunu önlemeye dönük diplomatik temaslarda bulunduğu hatırlanacaktır. ABD’nin silah ambargosunun kaldırılması durumunda GKRY’nin silahlanma faaliyetlerini daha da artıracağı ve iki taraf arasında gerginliği tırmandıracağı aşikardır. Rum tarafının bu eylemleri, hassas dengelerin bulunduğu adamız ve Doğu Akdeniz’deki güven ve huzur ortamını tehdit ederek güvensizlik ortamının yerleşmesine neden olacağı gibi, Ada’da işbirliğine dayalı bir ortaklık tesis edilmesi felsefesinin içeriğini de boşaltmak anlamına gelmektedir.

Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanma faaliyetleri, Rum liderliğinin adanın geleceğine ilişkin gerçek niyetini ortaya koymakta ve uzun zamandır karşılaşılmamış düzeyde düşmanlık içermektedir. Bu noktada, Kıbrıs Rum yönetimini tarafımızdan mukabil adımlar atılmasını gerektiren bu faaliyetlerini durdurmaya davet ediyoruz.