Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay BRT’ye değerlendirmelerde bulundu
Başbakan Yardimcisi ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay geçiş kapılarının açılmasıyla ilgili olarak bugün BRT’ye değerlendirmelerde bulundu.
Kapıların açılmasının hayırlı olmasını dileyen Bakan Özersay, bunun olumlu olmakla birlikte gecikmiş bir gelişme olduğu kanaatinde olduğunu söyledi.
Özersay, konuyla ilgili olan bütün bakanlıkların bu kapıların açılması için bir çaba ortaya koyduğunu, defalarca bu bölgelere gidildiğini, söyledi. Fiziki birtakım sıkıntılarla karşılaşıldığını ve Rum tarafının yarattığı bazı sıkıntılar olduğunu, bahanelerle karşılaştıklarını anlatan Özersay, “Çok uzun bir süreçti aslında, ama bir biçimde siyasi iradeye sahip olduğumuz için bu kapıların açılması yönünde bir irade ortaya koyduğumuz için hem Cumhurbaşkanlığı olarak hem hükümet olarak yani Kıbrıs Türk tarafını temsil eden bütün tarafların olumlu yönde bir irade ortaya koyması sonucunda olumlu bir sonuca ulaşıldı. Biliyorsunuz en az dört beş kez Sn. Cumhurbaşkanı ile birlikte hükümeti temsilen dört ortağın dört siyasi partinin başkanı olarak defalarca toplantılar yaptık. Buralarda da karşılaşılan sıkıntıların aşılması için bir çaba ortaya koyduk. Ayni zamanda İhale Yasasından kaynaklanan bazı sıkıntılarla karşılaştık bu geçen sure zarfında ve yine yerel seçimler, belediye seçimleri nedeniyle seçim yasaklarından kaynaklanan sıkıntılarla karşılaştık ve günün sonunda ihaleye çıkarak diğer pek çok kapıda olduğu gibi projeyi yapıp bitirip kapıyı açmak çok daha fazla zaman alacağı için bazı geçici pratik tedbirlerle fiiliyatta bu kapıların açılmasını sağladık diye düşünüyorum. Önemli olan sonuçtur. Bundan sonrasında yine o ihalelere çıkılacak daha medeni bir görüntüye sahip olacak şekilde bu kapılar da yapılacak olan projelerle daha düzgün bir geçiş kapısı haline dönüştürülecektir” dedi.
Özersay konuşmasına şöyle devam etti:
“Benim vurgulamak istediğim birkaç önemli konu var burda. Bunlardan birincisi en başta biz hükümet olarak görevi üstlendiğimiz dönemde özellikle bu kapılardan sadece Derinya’nın açılması ve Aplıç’ın açılmaması gibi bir şeyi kabul etmeyeceğimizi her iki kapının da eş zamanlı olarak açılması yönünde bir politikaya sahip olduğumuzu, bu duruşumuzdan vazgeçmeyeceğimizi söylemiştik. Günün sonunda bu gün itibarı ile, saat 12: 00 itibarı ile her iki kapının da eş zamanlı olarak açılmasını başarabildiğimizi düşünüyorum. Bu hükümetin kararlı duruşu sonunda gerçekleşmiştir. Eğer bundan bir taviz verilmiş olsaydı maalesef geçmişte Yeşilırmak sınır kapısında olduğu gibi Aplıç kapısı açılmayabilirdi. Bu açıdan sergilemiş olduğumuz duruşun olumlu sonuç alınmasında yararı ve katkısı olduğunu düşünüyorum .
Vurgulamak istediğim ikinci husus da şudur: Kapıların açılması iki toplum arasındaki diyaloğun zaman içerisindeki belki güven ilişkisinin daha fazla ticari ekonomik aktivitenin gerçekleşmesine katkı yapacak olumlu bir gelişmedir. Bunun için biz en baştan itibaren sadece bu iki kapı ile ilgili olarak değil genel olarak vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bu tür adımlara destek vereceğimizi söylemiştik. Bundan sonra bazı başka kapılarla ilgili olarak da şartlar uygun olduğu ölçüde bunu destekleyeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim, ama değinmek istediğim üçüncü konu şudur: Bu iki kapının açılışı gerçekten bölgedeki insanlara ve genel anlamda iki tarafa bir katkı, bir yarar sağlayacağı gibi bunun yanında eksik olan bazı şeyler de vardır. Bunu da söylemeden geçemeyeceğim. Bu kapıların içerik itibariyle açılmasına rağmen sadece birkaç kez Kıbrıs Rum tarafına açıkca bu yönde çağrı yapmamıza hatta somut öneri yapmamıza rağmen henüz sonuç alamadığımız bir de tarafı, yönü vardır. O da şudur: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin vatandaşları arasında maalesef Kıbrıs Rum tarafı geçişlerle ilgili olarak bir ayrımcılık yapmaktadır. Bu da bizi rahatsız eden bir husustur. Kişilerin kökenine bağlı olarak Türkiye Cumhuriyeti kökenli olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşlarının büyük bir bölümü bazı istisnalar hariç olmak üzere büyük bir bölümünün güneye geçişine Kıbrıs Rum Yönetimi halen daha izin vermemektedir. Bu da bizim kapılar açılmasına ve olumlu bir gelişme yaşanmasına rağmen yine de içimizi burkan ve bizi rahatsız eden bir durumdur. Nasıl ki toplu taşıma araçlarımızın Güneye geçişine izin verilmemektedir ve biz Rum tarafından bizim tarafımıza bu tür toplu taşıma araçlarının geçişine izin vermekteyiz ve gayri adil bir durum vardır o konuda vatandaşlarımızın geçişi bağlamında da bu gayrı adil uygulama Kıbrıs Rum yönetimi tarafından devam ettirilmektedir. Temennim odur ki, önümüzdeki dönemde Kıbrıs Rum tarafı yaptığımız önerilere daha olumlu yaklaşır ve bu konuda da bir ilerleme kaydedilir çünkü herkesin bilmesi gereken birşey vardır, Kıbrıs adasında öyle ya da böyle, şu şekilde veya bu şekilde bir uzlaşmaya varıldığı taktirde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bütün vatandaşları kökenine bakılmaksızın bu coğrafyada bizimle birlikte ve aynı zamanda Kıbrıslı Rumlarla da birlikte yaşayacaklardır. Bu nedenle kendilerinin bu kapıların açılmasıyla birlikte bu ilişkinin de bu diyaloğun dışında tutulmaya çalışılması Kıbrıs Rum tarafınca olumlu bir yaklaşım değildir, haksızca bir uygulamadır. Biz bunun giderilmesi ve düzeltilmesi için girişimlerimize devam edeceğiz.
Bir kez daha vurgulamak isterim, bu iki kapının açılması olumlu bir gelişmedir başka kapıların açılmasını da hükümet olarak desteklemekteyiz ama bu kapılardan geçiş uygulamasının bütün vatandaşlarımıza eşit şekilde, ayrımcılık gözetilmeden yapılması konusundaki mücadelemizi de sürdüreceğiz”.


