AB Konseyi Başkanı Charles Michel’in 24 – 25 Eylül 2020 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan ve Doğu Akdeniz’deki gerilimin de ele alınacağı özel “AB Konseyi Zirvesi” öncesinde yine Kıbrıs Türk tarafını dışlayarak sadece Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Anastasiadis ile görüşmesinin ardından yaptığı basın açıklamasında Rum tarafına yalnız “sözle değil eylemle destek sözü” vermesi tarafımızca endişeyle karşılanmaktadır. AB yetkililerinin Doğu Akdeniz’de istikrarın sağlanmasına katkı sağlamak yerine gerginlik ve güvensizlik artırıcı provokatif tavırların yanında olup bunlara destek veren açıklamalar yapmaktan kaçınması bölgesel istikrar açısından son derece önemlidir.
Michel’in açıklamasında bu türden ifadeler kullanması Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni adada ve bölgede yeni bir güç dengesi kurabilecekleri hayali ile tansiyonu daha da artırabilecekleri yönünde cesaretlendirmekten ve Doğu Akdeniz’in istikrarsız bir hale gelmesine katkı koymaktan öte bir durum yaratmayacaktır. AB yetkililerinin Kıbrıslı Türklerin adadaki varlığını ve haklarını hiçe sayan bu gibi açıklamaları, Kıbrıs Rum tarafına siyasi olarak istismar edebileceği malzeme sağlamaktan ve gerginliği körüklemekten öte bir amaca hizmet etmemektedir.
Michel’in, yapmış olduğu açıklamada Doğu Akdeniz konusunun yalnız Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı ilgilendiren bir konu olmadığını, bunun “AB’nin hakları meselesi” olduğunu kaydetmesi Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de var olan haklarını hiçe sayması anlamına gelir ve asla kabul edilmezdir. AB yetkililerini bu konuda mantıklı ve gerçeklik içeren tutum takınmaya davet ediyoruz. Adanın tek sahibi Kıbrıs Rum tarafı olmadığı gibi, adanın tümünü ilgilendiren konularda Kıbrıs Türk tarafının rızası aranmaksızın atılan her adım sadece ve sadece Güney Kıbrıs’ı bağlar ve Kıbrıs Türk tarafı için geçerliliği bulunmamaktadır.
Kıbrıs Türk tarafı Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarını sonuna kadar korumaya kararlıdır.
24-25 Eylül 2020 tarihlerinde gerçekleştirilecek özel AB Konseyi Zirvesi’nin Doğu Akdeniz’de gerginlik yaratacak kararlar üreten bir platforma dönüştürülmemesi en büyük beklentimizdir. Bölgedeki aktörlerden birisi olarak Kıbrıs Türk tarafı Doğu Akdeniz’de istikrarın sağlanması, eşit hak ve çıkarlarımızın korunması ve uyuşmazlıkların çözümü için diyalog ve işbirliği yapmaya her zaman hazırdır.