Tag Archives: Anavatan

Bilindiği üzere, gerek küreselleşmenin getirdiği iletişim ve seyahat kolaylığı gerek bazı ülkelerdeki yoksulluk, ekonomik ve/veya siyasi istikrarsızlık sebebiyle uluslararası göç hareketleri giderek karmaşık bir hale gelmektedir. “Düzensiz göç” olarak adlandırılan bu olgunun yarattığı sorunlar göç edilen ülkelerin tek başlarına çözemeyecekleri kadar geniş kapsamlıdır. Dolayısıyla, düzensiz göçün önlenmesi uluslararası toplumun sorumluluk ve dayanışma içinde birlikte hareket etmesini gerektirmektedir.

Kıbrıs Adası, üç kıtanın kesiştiği stratejik bir konumda olması nedeniyle düzensiz göçten etkilenmektedir. Hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hem Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, çeşitli ülkelerden düzensiz göç almaktadır. Rum tarafının aksine, ülkemiz, uluslararası destekten yoksun, sadece Anavatan Türkiye’nin desteği ile düzensiz göç ile mücadele etmektedir. Yukarıda da belirtildiği gibi, düzensiz göç konusunda, tek başına mücadele etmek yerine işbirliği içinde mücadele edilmesi gerektiğine inanmaktayız. Ülkemiz, Adamızı ilgilendiren konularda Rum tarafı ile işbirliğine olumlu baktığını her vesileyle beyan etmektedir. Düzensiz göç konusunda Rum tarafıyla işbirliği tesis edilmesine yönelik yapmış olduğumuz teklifin halen geçerli olduğunu hatırlatmakta fayda görüyoruz. Uluslararası bir olgu olan “düzensiz göç” konusunda yapmış olduğumuz işbirliği önerisini bu vesileyle bir kez daha yineleriz.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides’in basına vermiş olduğu son demeçte Anavatanımız Türkiye aleyhine ortaya koyduğu iddialar, her zaman olduğu gibi, Rum tarafının  kendi saldırgan tutumunu gizlemek için takındığı bilindik saygısız ve hadsiz yaklaşımının bir parçasıdır.

Nikos Christodoulides, Türkiye’nin “agresif” bir siyaset yürütmekte olduğunu, bölgede iyi ilişki içinde olduğu hiçbir Devlet bulunmadığını ve yeni bir Osmanlı İmparatorluğu yaratma çabasında olduğunu öne sürecek kadar haddini aşmıştır. Kıbrıs adasında ve bölgedeki paylaşımdan uzak doyumsuz tavırları ile kimin “agresif” olduğunu anlamak için tarihi gerçeklere bakmak yeterlidir. Kıbrıs Türk tarafı, Anavatan Türkiye ile birlikte bugüne kadar Kıbrıs konusunda bir anlaşmaya varılabilmesini teminen tüm iyi niyetini ortaya koymuş ve bu konudaki yapıcı tavrını ispat etmiştir.

Tüm anlaşma modellerini reddedip, Kıbrıs Türk halkının varlığını ve kendi kendini yönetme hakkını yok sayan bir zihniyetin Türkiye aleyhine ortaya attığı suçlamalar en hafif tabir ile iki yüzlülüktür.

Ada ve etrafındaki gerginliğin artmasının tek müsebbibi Kıbrıs Rum tarafıdır. Kıbrıs Türk tarafının ada ve etrafındaki doğal kaynakların paylaşımı hususundaki yapıcı önerisinin hala masada olduğunu Kıbrıs Rum tarafına hatırlatmakta fayda vardır. Diyalog ve diplomasi yerine saldırganlığı ve küstahlığı tercih eden Rum tarafını, bir an önce aklıselime davet ediyoruz.