Tag Archives: Malta bayraklı

Bilindiği üzere Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) bir süredir Malta bayraklı ve İtalyan sahipli NAUTICAL GEO adlı gemiyle icra ettiği hidrokarbon bağlantılı araştırmalar ile Doğu Akdeniz’de gerginliği tırmandırmaktadır. Nitekim, GKRY bugün yayımladığı yeni bir NAVTEX ile sözkonusu geminin bu kere 21-23 Ekim tarihlerinde Ada’nın güneyinde KKTC ruhsatlarını da kapsayan bir alanda yeni bir araştırmaya başlayacağını duyurmuştur.

Kıbrıs Adasının iki ortak sahibinden biri olan Kıbrıs Türk halkı Ada’nın etrafındaki denizlerdeki hidrokarbon kaynaklarının da ortak sahibidir. Bu Kıbrıs Türk halkının 1960’ta kazandığı egemen eşitliğin ve eşit statünün doğal bir yansımasıdır. Bu nedenle Rum tarafının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin onayını almadan yapacağını açıkladığı bu araştırmayı şiddetle kınıyoruz.

Hal böyle iken, Kıbrıs Türk halkının, haklarının Rum tarafınca tek yanlı eylemlerle ve oldu-bittilerle gasp ve ihlal edilmesine seyirci kalınmayacaktır. Rum tarafının bu tek yanlı faaliyetleri karşısında, haklarımızın korunması için, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devletimizin 2011 yılında verdiği ruhsat alanlarında Kıbrıs Türk halkı adına çalışmalarını yürütmeye devam edecektir.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin her zaman öncelikli tercihi, bu sorunun işbirliği ve uzlaşı seçeneği ile ele alınması olmuştur. Ada ve etrafındaki doğal kaynaklara ilişkin 13 Temmuz 2019 tarihli önerimiz ile Türkiye’nin biz dahil ilgili tüm tarafları biraraya getirmeyi hedefleyen Doğu Akdeniz konferansı çağrısı, konunun diplomasi çerçevesinde çözümüne imkan tanıyacak önemli fırsatlardır.

Doğu Akdeniz’deki gerginliği tırmandıran ve bölgedeki istikrarı bozan GKRY’ye yaptığımız çağrıları bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak isteriz.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Malta bayraklı ve İtalyan sahipli bir gemi ile 3 Ekim tarihinde Doğu Akdeniz’de hidrokarbon araştırması başlatacağını duyurmuştur. Bunun yanı sıra Kasım ayında ise adanın Güneyinde sondaj çalışması yapmayı planladığını da açıklamıştır. Rum tarafının bu tek yanlı faaliyetleri Kıbrıs Türk halkının haklarının da ihlali anlamına gelmektedir.

Rum yönetiminin Doğu Akdeniz’deki gerginliği tırmandıran agresif tavırlarına rağmen Kıbrıs Türk tarafı, ilk günden itibaren, uzlaşı ve işbirliği önerileri yapmıştır. Kıbrıs Türk tarafının hidrokarbon kaynaklarına ilişkin 13 Temmuz 2019 tarihli kapsamlı işbirliği önerisi hala masadadır. Diyalog ve işbirliği için hiçbir zaman geç değildir.

Ayrıca, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de çıkarı bulunan ilgili tüm tarafların katılımı ile kapsamlı bir konferans toplanması önerisi, çıkış yolunu işaret eden son derece önemli bir girişimdir.

Rum tarafının bu konudaki yaklaşımı ise her zaman yapıcı önerilerimize kulak tıkamak ve kışkırtıcı faaliyetlerini sürdürmek olmuştur. Kıbrıs Rum yönetiminin tek yanlı faaliyetleri, Kıbrıs Türk halkının hakları yanında, Türkiye’nin kıta sahanlığını da ihlal etmektedir.

Kıbrıs Türk tarafı olarak işbirliği çağrımızı bu vesileyle bir kez daha hatırlatırız. Rum tarafının tek yanlı faaliyetlerle haklarımızı ihlal etmeye sürdürmesi halinde ise, Anavatan Türkiye ile birlikte kararlılıkla eşdeğer ve eş zamanlı adımlar atmaya devam edeceğiz.